Blog

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT) uygulamalarının son beş yılda tüm dünyada popüler olmasıyla birlikte, verilerin uzak mesafeye güvenilir ve düşük güç tüketimiyle gönderilip alınması önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. 2016 yılı itibariyle bu ihtiyaca cevap verebilecek haberleşme teknolojilerinde önemli gelişme yaşandı. Bu gelişmelerin başında LoRa, Narrow Band, NB-IOT gibi düşük bit oranlarındaki verinin uzun mesafelere düşük güç tüketimiyle aktarımını sağlayan kablosuz haberleşme teknolojilerinin ortaya çıkışı geliyor. 

LoRa teknolojisinin düşük güç tüketimi sağlamasının en önemli etkisi pilli çalışan cihazların yapılmasına imkan vermesidir. IoT altyapısı için çok çeşitli verileri almak için milyonlarca uç cihaza gereksinim vardır. Bu cihazların konulduğu yerlerde güç kaynaklarına erişimde çok fazla sıkıntı çıkacaktır. Bu yüzden düşük güç tüketimi sağlayan ve veri gönderim alma sıklığına göre 10 yılı aşkın pil ömrü sağlayan LoRa uç cihazlarının kullanılması önemli olacaktır.

Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamalarının hızlı gelişmesi, artış göstermesi ve popülerlik kazanmasıyla birçok alana yayılmıştır. IoT büyümesi için ilk beş pazardan biri tarımdır. Son yıllarda  bilgi toplama, sinyal işleme, veri analizi ve ekipman kontrolü için çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılayan Akıllı tarım adı verilen yeni bir tarımsal Bilgi ve İletişim Teknolojisi (BİT) geliştirilmiştir.

Bu yazıda, Kablosuz Sensör Ağı ve Uzun Menzilli (LoRa) iletişim teknolojisine dayanan akıllı bir tarım servis platformu önerilmiştir. LoRa bir ağ aktarım arayüzü olarak kullanılır. İletişim hatası, enerji tasarrufu ve daha pek çok problemi çözebilir. Çevresel izlemeyi desteklemek ve tarımsal yönetimin verimliliğini artırmak için tarımsal akıllı servis platformu kullanılmalıdır.

IoT (Internet of Things –Nesnelerin İnterneti) ile gelişen sistemlerin sayısı ve çeşitliliği son yıllarda artıyor. Çeşitli sensörlerle toplanan verilerin gerekli uzaklıktaki mesafelere en güvenilir şekilde aktarılması için GSM, Wi-Fi, FSK vs. gibi birbirinden farklı kablosuz haberleşme teknolojileri kullanılıyor. Güç tüketimi ise üstesinden gelinmeye çalışılan zorlukların başında geliyor, çünkü gönderilen verinin boyutu ve gönderilmek istediği mesafe ile güç tüketimi artıyor. Aynı zamanda çok çeşitli alanlarda kullanılan bu cihazların enerji kaynaklarına olan ihtiyacı da büyük bir sorun hale geliyor. Internet of Things (IoT) teknolojisinin ilerlemesiyle ortaya çıkan LoRa gibi teknolojiler, düşük güç tüketimini ve geniş alanlardaki iletişimi destekliyor ve kullanım alanı çeşitliliği sağlıyor. LoRa, düşük bit oranlarındaki verinin uzun mesafelere, çok düşük güç tüketimiyle aktarımını sağlayan kablosuz haberleşme teknolojilerinin başında geliyor. 

Dünyanın her yerinde su sayaçları, elektrik sayaçları, gaz sayaçları, sokak lambaları, çöp kutuları, boru hatları, gürültü ve gaz dedektörleri şehirlerde muazzam bir şekilde kullanılmaktadır. Bu cihazlar kurulum yerlerinde güç kaynağı kullanımı kısıtlamaları nedeniyle bir ağa bağlanamıyordu. Aynı zamanda kırsal alanlar ve büyük tarım arazilerinde verilerin toplanmasında güçlük çıkıyordu.

LoRa, düşük güç tüketimi ile uzun menzilli çift yönlü radyo bağlantısı sağlayan bir teknolojidir. Uzun hava yayılım mesafesi, düşük güç tüketimi, yüksek hassasiyet, güçlü spektrum yayma ve şifrelenmiş güvenli iletimi sunar. LoRa teknolojisinin çift yönlü iletişimi sayesinde uç noktaların istenildiği gibi yönetilmesi sağlanacaktır.

Giderek büyüyen şehirlerde yapılan hizmetleri daha iyi yönetebilmek, yaşam kalitesini artırmak ve işletme giderlerini sürdürülebilir bir şekilde azaltmak için akıllı çözümlere ihtiyaç duymaktadır. LoRa teknolojisi bu noktada en önemli çözüm kaynağıdır. 

LoRa teknolojisinin yerli tasarımını yaparak düşük güç tüketimli, uzun mesafe iletişimli, esnek iletim hızlı ve mükemmel çevre uyumluluğu olan akıllı bir algılama ve kontrol altyapısı sağlıyoruz. Bu altyapı sayesinde binlerce cihazdan veriler akıcı bir şekilde toplanacaktır.

LoRa Teknolojisi ve LoRaWAN ™ protokolüne dayanan düşük güçlü, geniş alan ağları (LPWAN) akıllı bir algılama ve kontrol altyapısı sunar; bu altyapı sayesinde şehirlerde binlerce bağlı cihazdan veriler akıcı bir şekilde toplanır ve analiz edilerek akıllı gereken hizmetler sunulur. LoRa Teknolojisi ve LoRaWAN ™ protokolüne dayanan düşük güçlü, geniş alan ağları (LPWAN) akıllı bir algılama ve kontrol altyapısı sunar; bu altyapı sayesinde şehirlerdeki binlerce bağlı cihazdan veriler akıcı bir şekilde toplanır ve analiz edilerek hizmetlerin en iyi bir şekilde yapılası sağlanır.

Lora Akıllı sistem haberleşmesinin amaçlarından biri de İl ve ilçelerindeki (köyler dahil), idarenin su dağıtım şebekesi üzerindeki tüketimlerin takibi, kontrolü ve analiz için gerekli verilerin, verimli bir şekilde toplanmasıdır.

  • Sızıntı ve kaçakları en alt seviyeye indirerek gelir getirmeyen su oranını azaltmak,
  • Müşteri hizmet çeşitliliği, kalitesi ve memnuniyetini arttırmak,
  • Okuma ve faturalandırma sorunlarını ortadan kaldırmak,
  • Sayaç okuma maliyetlerini düşürmek,
  • Su dağıtım ağını daha iyi yönetmek.

5G, LTE ve 4G teknolojisinden sonra gelecek olan 5. nesil mobil telekominikasyon hizmetidir. 2020 yılında dünyada yer etmeye başlayacak olan teknolojide veri aktarım hızı gigabit seviyelerinde olacaktır. 3G’de bu hız 28 Mbit, 4G’de ise 100 Megabit’leri telefonlarımızda görmüştük. Peki 5G’nin amacı telefonlarımızda müthiş hızlarda internete bağlanıp facebook, Twitter, Instagram gibi uygulamalara daha hızlı girmek, Youtube ve film izleme sitelerinden daha hızlı video izlemek midir? Dünya bu teknolojinin gelişimini neden desteklemektedir ve desteklemekteki amaçları nedir?

Bu ilk nesil cep telefonu teknolojisiydi . İlk nesil ticari hücresel ağ, 70’li yılların sonlarında, 80’li yıllar boyunca tamamen uygulanan standartlar getirilerek tanıtıldı. 1987 yılında Telecom (bugün Telstra olarak bilinir) tarafından tanıtılan sistem, ilk cep telefonu şebekesinde 1G analog sistem olarak Avustralya’da kullanıldı.

Yine bu yıllarda Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İsveç’te, NMT sistemi kurulmuş, sonrasında NMT uluslararası dolaşabilirliğe sahip ilk mobil cihaz bağlantısı olmuştur. Amerika’da ilk mobil bağlantı Chicago merkezli Motorola DynaTAC’i kullanan Ameritech tarafından sağlanmıştır.

1980 yılında Analog telekomünikasyon standartları olarak teknoloji dünyasına kazandırılan 1G bağlantısının yerini bir süre sonra 2G almıştır.

1G ile 2G arasındaki temel farklılık, 1G bağlantısında analog, 2G de ise dijital bağlantının kullanılmasıdır. Her iki sistemde de radyo kulelerine bağlanmak için dijital sinyal kullanılsa da, 2G’de görüşme sırasında ses dijital sinyallerle kodlanır. 1G’de ise 150 MHz ve üzeri frekansa modülasyon sağlanır.

Bu nesil, tanıdığımız ve sevdiğimiz kablosuz teknolojinin çoğu için standartları belirledi. Üçüncü nesil için web tarama, e-posta, video indirme, resim paylaşımı ve diğer Smartphone teknolojileri tanıtıldı. 2001 yılında ticari olarak tanıtılan üçüncü nesil mobil iletişim için belirlenen hedefler, daha fazla ses ve veri kapasitesi sağlamak, daha geniş bir uygulama aralığını desteklemek ve daha düşük bir maliyetle veri iletimini artırmaktı.

4G, 3G’ye kıyasla çok farklı bir teknolojidir ve sadece son 10 yıldaki teknolojideki gelişmeler sayesinde pratik olarak mümkün olmuştur. Amacı , güvenliği arttırırken kullanıcılara yüksek hız , yüksek kalite ve yüksek kapasite sağlamak ve IP üzerinden ses, veri hizmetleri, multimedya ve internet maliyetlerini düşürmektir. Potansiyel ve güncel uygulamalar, mobil web erişimi, IP telefon , oyun servisleri, yüksek tanımlı mobil TV, video konferans, 3D televizyon ve bulut bilişimi içerir.

Basitçe, “G” “NESİL” anlamına gelir . İnternete bağlıyken, internetinizin hızı, ana ekranınızdaki sinyal çubuğunun hemen yanındaki 2G, 3G, 4G vb. gösterilen sinyal gücüne bağlıdır. Her Nesil, belirli bir cep telefonu sisteminin teknolojik uygulamasını detaylandıran bir dizi telefon şebekesi standardı olarak tanımlanmaktadır . Hız artar ve bu hızı elde etmek için kullanılan teknoloji de değişir. Örneğin, 1G 2.4 kbps sunar, 2G 64 Kbps sunar ve GSM’e dayanır, 3G 144 kbps-2 mbps sunar, 4G ise 100 Mbps – 1 Gbps sunar ve LTE teknolojisine dayanır .

5G radyo erişim teknolojisi, Networked Society’nin önemli bir bileşeni olacaktır. Trafiğin giderek yükselmesi yüksek bant genişliği bağlantısına talebi artırmaktadır. Ayrıca, çok sayıda bağlı cihazı destekleyecek ve kritik iş uygulamalarının gerçek zamanlı, yüksek güvenilirlikli iletişim gereksinimlerini karşılayacaktır. 5G, giyilebilir cihazlar, akıllı evler, trafik güvenliği / kontrolü, kritik altyapı, endüstri süreçleri ve çok hızlı medya dağıtımı dahil olmak üzere çok çeşitli yeni uygulamalar ve kullanım durumları için kablosuz bağlantı sağlayacaktır. Sonuç olarak, Nesnelerin İnterneti’nin gelişimini de hızlandıracak. Kilit endüstri oyuncuları, endüstri forumları, ulusal ve bölgesel standartlar geliştirme kuruluşları, düzenleyiciler, ağ operatörleri dahil olmak üzere ITU üyeleri 5G teknolojsinin performans gerekliliklerini anahtar teknolojilerini ortaya koymak için son sürat çalışıyor.

İnternetin hızını belirleyen en önemli özellik hiç kuşkusuz G ifadesinin oranı ile bağlantılı terimdir. G harfinin anlamı ise generation yani jenerasyon demektir. Hız belirleyici özelliğe sahip olan G ilk olarak 1G şeklinde girerken ilk çıkan cep telefonlarında kullanıma başladı. Sonrasında dijital cep telefonlarında kullanılmaya başlayan 2G geliştirildi. İlerleyen dönemlerde ise çok daha iyi sonuç veren 3G saniyede 200 KB veri akışını sağlayan yapı ile kullanıma başladı. Son dönemlerde kullanıma başlayan 4G ve 4.5G hali hazırda kullanılan şebeke verici sistemi olarak görülmektedir

5G, ultra yüksek bant genişliği uygulamalarını ve 2G M2M bağlantılarında bir darboğaz olan sınırsız bağlantıları destekler. 2G M2M geçmişte yüksek gelir elde etmesine rağmen, çeşitli endüstri ihtiyaçlarını karşılamak için ölçeklendirilemiyor veya dönüştürülemiyor. AI ve veri bilimindeki mevcut gelişmeler, 5G ağlarının makineler, insanlar ve iş dünyasında çok daha yüksek etkileşim yetenekleriyle sınırsız bağlantı, sensörler, daha iyi güvenlik, birlikte çalışabilirlik ve belirli senaryolar için özel çözümler sunmasını sağlar.

GSM standartları ve 2G telefonlarının konuşlandırılması sadece 28 yıl önce başlamıştı. İnternetin yükselişi bize birkaç yıl sonra hücresel ağları getirdi. 2018’e gelindiğinde, birçok servis sağlayıcı 2G ağlarını zaten kapattı ve çok daha fazla yaşıyıcı yakında bunu yapacak. Aynı şey yakında 3G için de olabilir. Bu neden ve nerede oluyor?

Amerikan telekom devi AT&T, 2012 yılında müşterilerine daha verimli hizmet vermek ve daha iyi spektrumlara taşımak için 2G spektrumu yerine LTE’yi kullanmaya başlayıp 2G ağlarını kapatmayı planladıklarını söyledi . 1 Ocak 2017 tarihinden birkaç hafta sonra, tüm AT&T baz istasyonlarında 2G ağları kapatıldı. Şimdi diğer birçok telekom şirketleri kendi 2G ağlarını kapatarak AT&T firmasını takip ediyor.

Amerikanın büyük Telekom şirketlerinden olan AT&T odağını 5G uygulamalarına ve 4G-LTE ağlarına kaydırırken, 2022’nin başlarında 3G ağını tamamen sonlandıracak. Araştırma firması Ovum, 3G kullanan cihaz sayısının 85 milyonu geçtiğini tahmin ederken, AT&T geçtiğimiz yıl şirketin faturalı kullanıcılarının% 11’i için 3G’nin hala tercih edildiğini bildirdi.

AT&T’nin rakibi olan Verizon Communications’ın 2019 yılının sonunda 3G cep telefonlarının bağlantısını keseceği uyarısını izliyor.

Başa dön